d(¬,¬)b

GNU, Linux, Arch, Matematik, Fizik

Oh La La, CyanogenMod Cok Yasa!

leave a comment »

Bir adet LG Optimus Black kullaniciyim. Kendisini satin alali 1.5 yili gecti. Bugune kadar stock ROM’dan sasmadim cunku muthis bir onyargim vardi custom ROM’lara karsi, en azindan kendi telefonum icin uygun olmadiklarini dusunup hayiflanirdim. Bugun bu onyargim sonsuza kadar kirildi. Nasil mi?

 

Bilen bilir, OS guncellemesinde LG sinifta kaldi. (Ciktigi zaman icin) dunyanin ilk 2 MP on kamerasina sahip, en ince telefonu, -muhtemelen hala- en parlak ekranina sahip telefonuna Android guncellemelerini o kadar gec yapti ki hepimizi cildirtti. OB, 2.2 ile geliyordu. 2.3.4′e guncellemeyi gec aldik. ICS ciktiginda gozler LG’ye cevrildi ama 1 yil beklemek zorunda kaldik. Inat ettim, bekledim. Sonunda 1 ay kadar once 4.0.4 guncellemesini aldik. Pasa pasa guncellememi yaptim, root’lamak icin kasmadim bile. Cunku uygulamalari disable edip gozumun onunden kaldirabiliyordum artik ICS ile gelen bir ozellik sayesinde. Chrome vardi, batarya omru daha iyiydi. (Gerci benim telefonumun bataryasi uzun bir suredir bozuk oldugu icin bana fark etmiyor.) Her acidan OB kullanicilari GEC DE OLSA mutlu edildi. Telefon artik uretilmedigi, piyasadaki quad-core islemcili telefonlarin cok gerisinde kaldigi icin 4.0.4′ten sonra guncelleme almayacagi aciklandi. Zaten kafamiza “Bundan daha sonrasi kasar arkadas.” mantigi sokuldugu icin biz de 4.1′i veya 4.2′yi aramayacaktik. Ama custom ROM’larda bunlar vardi, yapan yapiyordu. Kullananlar sikayet de ediyordu, mutlu da oluyordu. Tamamen mutlu olan birini gormedigim icin dusunmedim bile. Diyorum ya, root’lamadim bile. Oyle kullaniyordum iste. Peki sonra ne oldu?

 

1 aylik kullanimdan sonra, ozellikle son Whatsapp guncellemesinde falan telefonun Windows misali sistigini fark ettim. Her uygulamanin gec acilmasi, kamera uygulamasinin berbat calismasi, bir fotografa bakmak icin bile 20 saniye bekledigimi fark edince bugun canima tak etti. Aslinda bugun degil, gecen gun canima tak etti. Tum uygulamalarimi yedekleyip fabrika ayarlarina geri dondum ama nafile! Sonra zaten giden gittigi icin bugun can sikintisindan ALARM‘i denemek istedim telefonumda. Bu oldukca deneysel bir sey olacakti tabi. Internette Galaxy S II ve OB icin birer konu gorunce atladim ben de olaya. “Benim neyim eksik ki!” dedim ama ne olduysa o ara, bir anda kendimi once XDA-Developers’ta custom ROM sekmelerinde, sonra da CyanogenMod’un sayfasinda buldum. Hazir bos vaktim varken CyanogenMod’u denemek istedim. Hani deli cesareti derler ya, ondan geldi bir anda, zira muthis bir onyargi ile doluydum custom ROM meselesine karsi. Bugune kadar defalarca ROM (stock tabii ki) yuklemis, piyasadaki tum exploit’lere elini surmus ama telefonunu hic brick etmemis biri olarak custom ROM meselesine hic egilmemis olmam benim ayibim, benim terbiyesizligim. Bugun bunu degistirmek istedim. Fakat bugune kadar hic brick edilmemis bir telefonu elinde tutunca insan, manyak cesareti derler ya, hicbir seye dikkat etmeden olaya atlayabiliyor. Neler yaptigimi, neler yasadigimi, nasil cozdugumu anlatacagim fakat bu bir tutorial olmayacak. O sebeple herhangi bir sekilde bu yaziya denk gelen ve CM’yi denemek isteyen arkadaslar varsa lutfen resmi makalelere yonelsinler, zira telefonunuz boot ekraninda takildiginda sorumluluk kabul etmeyecegim.

 

CyanogenMod 10′a Giris

Ise baslamadan once elimde bir adet Android 4.0.4 yuklu, root’suz LG Optimus Black  vardi. Once pasa pasa CM 10′un stable build’ini indirdim. Bu ROM’u flash’lamak icin ClockworkMod‘a ihtiyacimiz var. ClockworkMod’u calistirabilmek icin de telefonu root’lamak lazim. Yani fasulyenin faydalarina geldigimiz kisim. Maalesef tam bu esnada forumlari gezerken gorup de umursamadigim kucuk, minnacik bir bilgi telefonumun brick olmasina sebep olmustu sonradan. 

LG, ICS guncellemesi ile OB’ye bootloader lock getirmis.

Yani ICS’ye guncellediyseniz telefonunuzu, bootloader’iniz artik kilitli. O sebeple custom ROM flash’lamaya kalktiginizda telefonunuz elinizde kaliyor. Bunun cozumu icin Windows’ta calisan bir uygulama var, Google’da UnlockRoot diye aratildiginda cikiyor, sayfasinda var bu uygulama da. Onu kullanirsak calisiyor muhtemelen, bilmiyorum, denemedim. Denemeden devam ettigim icin buradan sonra anlatacaklarim tutorial sinifina girmiyor, ustte uyarmistim.

Telefonu root’lamak icin fellik fellik ICS exploit’i aradim. Bir arkadas, Motorola’nin Droid’i icin bir exploit yazmis sag olsun. Denedim, calismiyor. Halbuki calissa GNU/Linux’tan root’lamak cok kolay ama olmadi, uzule uzule Windows’u actim. UnlockRoot ile telefonu root’ladim, sorunsuz root’landi. Daha sonra Play Store’dan yukledigim ROM Manager’i actim. Bu uygulama benim kafami cok karistirdi acikcasi, birkac kere basarisiz girisimlerim oldu CWM Recovery’ye giris icin. CWM Recovery’ye girmeye calismamin sebebi de SD karta attigim CM 10′u flash’layabilmek. Fakat OB’nin diger cogu telefonda oldugu gibi recovery mode’a girebilmesi icin bir kombinasyonu olmadigindan bunu uygulama araciligi ile yapmamiz gerekiyor. Ve ROM Manager, root’lu ICS’li OB’de recovery mode’a giremiyor. Basarisiz cogu girisimimden -hala anlamadigim bir sekilde- bu isi halleder gibi oldum. Uygulamadan SD karttaki CM 10′u sectim, wipe secenegiyle birlikte reboot ettirdim ama… LG logosu geliyor, hemen altinda “Security Error” ve telefon kapaniyor, bir daha da acilmiyor. Yani aciliyor ama ayni ekran, 2 saniye sonra kapanis. Bu telefonu brick ettigimiz anlamina geliyor, bir baska deyisle “agzina sictigimiz”. Once sevindim, zira bu bir ilkti. Sonra sove sove yine Windows’a donup LG Software Tool (a.k.a. KDZ updater) ile stock GB ROM’u flash’lamaya calistim ama her seferinde program hata verip kapandi. Bir sebepten dolayi LGMobile Update Tool’um da calismiyordu. Telefon servislik olmustu. Sonra vazgecmedim, zira vazgecemem, telefonsuz ne halt yiyecektim? Ben de SmartFlash Tool’u indirdim. Daha sonra CWM’li bir GB ROM’u indirdim ve SmartFlash Tool ile bunu flash’ladim. Calisti. Eger SD karta erisimim olsaydi ve bu islemden once SD kartin icine Superuser.zip’i atabilseydim bu ROM’u flash’ladigimda karsima gelen CWM ekranindan Superuser.zip’i secerek telefonu root’layabilecek, bu sekilde bir GB elde etmis olacaktim fakat bu mumkun olmadigi icin bu ekrana geldigimde hicbir sey yapamadan root’suz bir GB’ye razi olmaliydim. Bu ekrana geldigimde SD kartimda hala bir CM oldugunu biliyordum. “Zaten batti, denemekten ne zarar gelir?” diye GB’yi hic acmadan CWM ekraninda SD kartin icindeki CM’yi sectim. CyanogenMod’u flash’ladim ustune. Ne mi oldu? Fistik gibi bir CM 10′um oldu, artik bir Android 4.1.2 kullanicisiyim. Telefon acildiginda ilk izlenimim, telefonu aldigimdan beri (sirasiyla 2.2, 2.3.4 ve 4.0.4) hic goremedigim bir performansa sahit olmakti. O sevincle Gapps paketini indirip SD karta attim. Telefonu tekrar CWM Recovery modunda acip o paketi de yukledim. Sonuc? Fistik gibi, tam tesekkullu ve COK HIZLI bir Android 4.1.2! Tabi icim hala hop hop ediyordu, bir seylerin calismama ihtimali beni cok korkutuyordu, hatta Google hesabimi eklerken ilk seferinde Play Store aniden kapandi e-mail adresimi yazarken. Ama bu bir daha olmadi. Sik kullandigim uygulamalari, ayarlari ekledim. Artik notification LED light ozelligini de kullanabiliyorum, cok hos. Calismayan hicbir sey yok, calisan her sey cok ve cok cok hos. Buyuk bir onyargimi kirip guzel bir sisteme kavustum. Kime tesekkur etsem bilemiyorum su an, sanirim CM’ye bagista bulunacagim. 

ImageImageImageImage

Written by jeaquares

27 Mart 2013 at 04:03

Eclipse, xrandr, radeon, fglrx ve Dahasi

leave a comment »

Eclipse’le bir sorun yasiyorum, surada bahsettim: http://stackoverflow.com/questions/15165485/scrollbar-in-eclipse-gui-doesnt-exist

Soyle bir ozet geceyim:

Eclipse’i kullanirken (gerek depodakinde gerekse ADT icindekinde) bazi pencerelerde scrollbar olmadigi icin asagidaki secenekleri goremiyorum. Bunun Eclipse’in GNU/Linux surumlerinde ve 1366×768 cozunurlukte (ve tabii ki daha dusuk cozunurluklerde) genel bir sorun oldugunu ogrendim. Ilk denedigim sey Tweak Tool araciligi ile yazi tipi boyutlarini kucultmek idi ancak bu degisiklik bahsettigim (link’teki gorseldeki) pencereyi pek etkilemedi. Daha sonra “Yahu ben neden cozunurlugu degistirmiyorum?” diye dusundum. Sistem ayarlarinin bana sundugu en yuksek cozunurluk elbette ki 1366×768 idi ancak GNU/Linux’ta cozunurlugu xrandr ile degistirebiliyoruz. Simdi buradan sonra anlatacaklarim teknik ayrintilara giriyor, yaptigim her islemi buraya yazacagim ki benim gibi bu sorunla karsilasan biri varsa denesin ve basarili olursa lutfen asagiya bir yorum birakmayi unutmasin.

Yazının devamını oku »

Written by jeaquares

02 Mart 2013 at 08:00

Arch Linux, Donanım, GNU/Linux, Yazılım kategorisinde yayınlandı

(Free and) Open Source vs Proprietary

with 3 comments

 

Teknoloji dunyasinda belirli basli tartismalardan biridir sanirim “open source vs proprietary” tartismasi. Cok tartisildigi halde sonu da yoktur. Ben de cok tartisiyorum, burada bile tartisabilirim ama bugun tartismaya degil, kendimle yuzlesmeye geldim.

Bilgisayarimda ozgur olmayan yazilim adina sadece Adobe Flash ve codec’ler var. Adobe Flash’i hayatimdan henuz cikarip atamiyorum, telefonumdan da oyle. Fakat bunun disinda ozgur olmayan her turlu yazilimi reddediyorum, buna Bluetooth ve ekran karti surucusu de dahilDI, dune kadar.

Uzun suredir, yeni kernel surumuyle ilginc bir sorun olusmustu bilgisayarimda. Soruna ozet geceyim; crit sicakligimin 90 C olmasina ragmen bilgisayar herhangi bir video izlemesinde (yerel veya online), kernel derlemesinde ve hatta full sistem guncellemesinde 5 dakika icerisinde “cok isindigini sanarak” (veya gercekten de cok isinarak, ekran karti surucusune ve kernel surumune bagli olarak) kapaniyordu. Internetin altini ustune getirdim, tek bir konu bulabildim, cozumsuz. (Bir patch vardi gerci ama uygulamadim, yalan yok.) 5-6 farkli laptop kullanicisi bu sorunu onaylamis, modellerin iclerinde benim bilgisayarimin bir ust modeli de vardi. Cozumun 3.8′de gelecegini soyledikleri icin uzun suredir 3.8′i bekliyordum. Gecen gun kernel.org‘da 3.8′in ciktigini gorup geldim, guncelleme yaptim. Henuz gelmemis, tabi bize gelmediyse kimseye gelmemistir, ben de 3.7.9-2′ye yukselttim. Ama biliyordum, yine sicaklik sorunum olacakti ve oldu da. Daha once catalyst’i (yani o zamanlarin fglrx’i) deneme amacli kurup kaldirmistim. Bunun disinda hep open source driver’i kullandim ve bu kapanma sorunumdan once bile bilgisayar normal kullanimda 55 C’nin altina dusmezdi. Ben buna hep katlandim, ozgur yazilim kullandirma meraklisi biri olarak once kendi nefsime yenik dusmemem gerektigini soyledim kendime hep. Ama gun gelirmis, devran donermis, nefsin seni yenermis. Dun artik “YITERRR!!!” dedim ve catalyst-hook’a gectim. Gerci once catalyst-hook’a gecmedim, once manuel olarak yuklemeye kalktim ama yuklu oldugu halde kernel header’larini bulamadi. Ben de Google’a danistim yine. Ayni sorunu yasayan bir ben degilmisim, millet AUR’dan kurmak zorunda kalmis. Ben de o yola giristim ve sorunsuz bir kurulum gerceklestirdim. (Gerci burada da yalan yok, pek sorunsuz degildi. Modulu load etmeden acmaya kalktik, kucuk bir anlik panik yasadik, sonra toparladik.)

lalalay

Su gordugunuz sirin 46.8 C degeri proprietary driver’in meyvesi. Ustelik sorunumun 3.8′de cozulup cozulmeyeceginden bile emin degilken 3.8′i denemeden sorunumu cozdum. AMD’nin resmi surucusu 2D grafiklerde open source surucuden daha kotu ama 3D rendering’de fark atiyor. Oyun oynayan biri sayilmam ama Steam artik GNU/Linux’a geldigine gore belli mi olur?

Written by jeaquares

27 Şubat 2013 at 10:56

Arch Linux, GNU/Linux, Sorun - Çözüm, Yazılım kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,

Arch Linux, Dell ve Beep

leave a comment »

Garip bir baslik oldu, farkindayim. Ancak sorunumu en az kelimeyle bu sekilde anlatabiliyorum.

Arch Linux ve Dell Inspiron N5010 kullanicisi iseniz 2010.05′ten sonra sistem acilisinda garip “beep” sesleri duymaya basladiginizi soyleyebilirsiniz. Bu sesler en son guncellemelere kadar beni rahatsiz etmiyordu fakat son aylarda sistem acilirken 3-4 kere melodik sekilde gelen beep sesleri cidden rahatsiz etmeye basladi.

Dunyanin en guzel wiki’si olan ArchWiki, bununla ilgili bir yazi da yayinlamis. Sesleri kapatmak icin oncelikle nereden geldigini cozmek gerekiyor fakat yazida yazan yontemlerin hangisi sizin isinize yarayacak, bunu sizden baska kimse de bilmiyor. Ben seslerin BIOS kaynakli olduklarindan emindim cunku daha once alsamixer’den defalarca kapatmaya calismistim bu sesleri. GNOME’un ses yonetimine zaten bakmiyordum bile. Sesler BIOS kaynakli olduguna gore bu sesleri kapatmanin bir yolu yok ama onlari duymayi engelleyebiliyoruz. pcspkr modulunu bilgisayar acilirken disable edersek o sesleri caldigi halde duymuyoruz. Bu yontem bilgisayar kapanirken cikan sesleri de bertaraf ediyor.

echo “blacklist pcspkr” > /etc/modprobe.d/nobeep.conf

root olarak bu komutu calistirabilirsiniz veya en sevdiginiz metin editorunuzle /etc/modprobe.d altinda nobeep.conf isimli bir dosya olusturup icine (tirnak isaretleri olmadan) “blacklist pcspkr” yazabilirsiniz. Bunu da root yetkileriyle yapmak boynunuzun borcu tabii ki.

Bahsettigim yazida daha farkli yontemler de mevcut, /etc/inputrc’yi duzenleme secenegini bile denedim fakat sadece pcspkr modulunu disable etme secenegi ise yariyor. Eger farkli bir modele sahipseniz diger yontemler sizin isinize yarayabilir. Muhtemelen Dell N5010 ve N5110 gibi modellerde Arch Linux kullaniyorsaniz benim yasadigim sorunu yasayacaksiniz ve ayni sekilde cozebileceksiniz.

Disable PC Speaker Beep

Written by jeaquares

26 Şubat 2013 at 13:24

Arch Linux, Donanım, GNU/Linux, Sorun - Çözüm kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Pardus-Anka Sacmaligi

with 86 comments

EYVAHLAR OLSUN, KORKTUGUM BASIMA GELDI.

29 Kasim 2011′de bir yazi yazmistim. (Pardus Göte mi Geliyor?) Kullandigim uslup sebebiyle elestirildigim ve bu elestirilere kulak asmadigim malum. Cunku burasi resmi bir blog degil, burasi bilgilendirme amaciyla acilmis ve kitlelere hitap eden/etmeyi amaclayan bir yer de degil. Burasi bir masturbasyon alani ve simdi pompanin en buyugu geliyor.

Ben bu yaziyi yazdigimi bile unutmusum. Cunku Pardus anlik gulmelerim disinda umrumda olmadi hic. Ama bu yaziyi yazdigimi bana ara ara hatirlatan “commenter” arkadaslar sag olsun, gecen 1-2 gun icerisinde oldukca eglendim. Bu yaziyi yazali 1 yili gecmis ama her nasilsa birilerine cok koymus olacak ki yazdiklarim, Pardus-Anka Project ismiyle bir seyler yapmaya calisanlarin yalakalari komikli yorumlar birakmislar o eski yazimin altina.

Image

(Bre dangalak! Turk’u “TURK” diye yazdiginda degeri artmiyor. Pardus’un gucu mucu yok, Pardus hicbir zaman hedeflerine ulasamadi. Ataturk’u icinde yasatan bir milletten Pardus’a da boyle bir vicdanla bagli olmasini beklemek sasirtmamali. Ancak ozgurlugun tanimini ne Pardus’ta ne de Pardus-Anka’da goremezsiniz. Ha ama su olur, bilgisayarinizin basinda yan sekmede pornhub.com acikken bu videoyu acip gogsunuzu de baska bir yerleriniz gibi kabartabilirsiniz ama benim de gogsum kabariyor, sadece nefes alirken tabi. Maalesef gercekler bunlar.)

Efendim, oncelikle Pardus-Anka muhabbetinden bir suredir haberdarim. Ancak bu ekip, gecenlerde hepimizi guldurdugune inandigim ve su ustteki yorumda da gordugunuz link’teki videoya imza attilar, bu videoyu bizzat sosyal aglarda paylasmisligim var. (Sayemde popiniz artiyor, koftehorlar sizi.) Iste o video:

 

Of ki ne of.

Kurtlar Vadisi gibi fasist bir dizinin ismini kullanarak MILLI ISLETIM SISTEMI sacmaligini tekrar dogurmak mi dersin, sanki tum dunya Pardus-Anka’ya karsiymis da onlar susmayacakmis gibi ithamlarda bulunmak mi dersin, o hastasi olunan “milli” kavraminin sadece “Turkluk” icin gecerli olmasina ragmen projenin websitesinde baslikta “Pardus-Anka Project” yazmasi mi dersin… Neresinden tutarsan tut, elinde kaliyor. Ustune ustluk “Aha bak! Pardus’un gote geldigini soyledin ama HIC DE OYLE OLMADI CNM YHA.” tavri sanirim angutlugun sinirlarinin zorlandigi bir nokta. Zira Pardus gote geldi, Pardus projesi sona erdi. Pardus-Anka denilen seyin benim bahsettigim projeyle alakasi olmadigi gibi, resmi Pardus projesi devam ederken bile “Turkuaz Linux” gibi isimlerle fork’lanmaya calisiliyordu proje. Su an Pardus-Anka denilen sey, resmi projede ucretli ve gonullu gelistiricilerin calisip yaptigi seyleri “bir devam projesi gibi gosterme” girisimi. Ama cok uzgunum ozgur yazilimdan bir bok anlamayan sozde GNU/Linux’cu kardeslerim; Pardus projesi BITTI ve Pardus-Anka’nin da sonu ayni olacak. Cunku dogada isler boyle yurur, bilirsiniz. Kullanilmayan uzuvlar yok olur, kullanilmayan isletim sistemleri got olur. Sonra Ordu’nun dereleri tersine akar, biz de evimize gideriz. 

Written by jeaquares

22 Şubat 2013 at 14:28

Kategorisiz kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Adobe Flash Player Alternatifi: Lightspark

with one comment

Image

Hepimizin ortak sorunu, ne kadar GNU/Linux destekcisi olsak da bir sekilde Adobe Flash Player’a isimizin dusmesi sanirim. GNU/Linux tarafinda bircok alternatif gelistiriliyor ama hicbiri yeterli degil. Gecen gun Twitter’da Lightspark’in 10 Haziran’da kararli surumunu cikardigini duyup denemek istedim ve henuz Arch Linux icin paketi olmadigindan derlemek zorunda kaldim.

Izlenimlerim:

- Kendi README dosyalarinda belirttikleri videolar ve Youtube’da denedigim her video sorunsuz calisti.

- Vimeo videolari calismiyor.

- Facebook’ta The Sims Social calismiyor. :( (Simdi agliycam.) Muhtemelen diger oyunlar da.

- wimp.com uzerindeki videolari izleyemiyorum ya da dolmuyor? Bilemedim simdi. Izleyemiyorum ama.

- Internette buldugum basit bir Adobe Flash Player testinden basariyla gectik. (http://www.chemgapedia.de/vsengine/info/en/help/requirements/flash.html)

Daha yukleyeli 15 dakika oldu ancak her seyin tamamen berbat oldugunu soyleyemeyecegim, her seyin cok guzel oldugunu soyleyemeyecegim gibi. Ama her seyin cok guzel olacagini soyleyebilirim.

Not: Arch Linux’ta derleme yaparken bazi bagimliliklari yuklemek zorunda kaldim, aklimda kalanlar: gnash-gtk, llvm, boost, libxml++.

Not-2: Launchpad’de duyarli Turg vatandaslarimizdan birisi Ajans Pardus’un podcast’inin calismadigini soylemis. Lightspark gelistiricilerinin de cok da sikindeydi. Yine de merak edip baktim, harbiden calismiyor. :(((9

Not-3: Kendilerinin de belirttigi gibi “daily use” icin tamam denebilir. Daha cok yol almasi lazim ama biz kullanmazsak, siz kullanmazsaniz, nasil cikacak bu free flash player’lar ortaya?

Lightspark in Launchpad: https://launchpad.net/lightspark

Just give it a try!

Written by jeaquares

13 Haziran 2012 at 13:54

Arch Linux, GNU/Linux, Yazılım kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Google’la Kanlı Bıçaklı!

with 7 comments

Şüphesiz ki dünyada internet denilince akla gelen ilk şeylerden biri Google. Hepimizin anasayfası olan arama motoru, telefonlarımızı çalıştıran Android’i, mektuplaşmamızı sanal yollardan sağlayan Gmail’i, ergen ergen yazılar yazmamızı sağlayan Blogger’ı, Atatürk’e hakaret etmemize olanak sağlayan Youtube’u var. Ama ben Google’dan nefret ediyorum.

Henüz e-posta kullanmanın benim için 3245. sırada olduğu yıllarda aldığımı ve belki de hiç açmadığımı düşündüğüm bir e-posta adresim var, ben ona “Poor G” adını taktım, gerçek adı şu: jeaquares@gmail.com Kendisi oldukça sevimsiz ve muhtemelen de zararsız. Fakat ben maalesef şifresini unuttum. Sıfırlamak için gizli soru/ek e-posta adresi ayarladıysam bile bunu hatırlamıyorum. Ama şu dünyadaki herkese jeaquares olduğumu kanıtlayabilecek kadar kanıtım var. Bunu, Google’ın da görmesini istiyorum. Ama büyük sorun şu; Google bu hesap işlerini öyle bir karman corman etmiş ki 2 saatlik uğraşın sonunda, günlük kullanım sırasında gayet rahat bir şekilde idrak edebildiğim “Google hesabı” kavramını idrak edemez oldum yine. Yani bir Google hesabı nedir, Gmail hesabı nedir, bilemez oldum. Evet, bir “e-posta hesabı” kavramı var, Google’ın bile yok edemeyeceği. Ama Google için bir “Google hesabı” kavramı var -ki tüm Google servislerine bu hesapla ulaşıyoruz. Bu hesapta kullandığımız e-posta adresi ise herhangi bir adres olabilir -ev adresimiz dışında- fakat mantıken Google hesabına Hotmail hesabınla bağlanmak pek mantıklı bir hareket olmaz. O sebeple benim de Google hesabımda bir Gmail hesabım ekli, yani o şekilde kaydoldum. Ama o adresim o kadar çirkin ki bunu değiştirmek istiyorum. jeaquares@gmail.com‘u istiyorum ben, her türlü e-posta işimi onun üzerinden görmek istiyorum. Telefonuma Google hesabımı bağlarken onu yazmak istiyorum, ben Poor G’yi istiyorum ama ne yazık ki Google onu bana vermiyor.

 

Öncelikle şu gerçekle başlayalım olaya: xxx@gmail.com diye bir e-posta hesabınız varsa ve bunun şifresini unutursanız siki tuttunuz! Çünkü ne hikmetse Google’la alakalı bir “password recovery” araması yaptığınızda (ironik bir biçimde, yine Google’da tabi) karşınıza çıkan tek şey Google hesabının şifresini yenileme seçeneği oluyor. Demek ki e-postalarıma bakmak için mail.google.com’a girdiğimde yazdığım şifre aynı anda Google hesabımın da şifresi. Buraya kadar güzel. Peki 3 yıl önce açtığınız (henüz bu hesap olayları yokken) bir e-posta adresine 3 yıl sonra ulaşmaya çalışırsanız ne oluyor? Öncelikle ta en başta öyle bir hesabı aldığınızı bile hatırlamıyorsunuz. Google hesabı oluşturma kısmından zar zor, kurcalaya kurcalaya Gmail hesabı alma kısmına gidiyorsunuz. @gmail‘den önce itinayla xxx yazıyorsunuz ama o da ne! Google size bu kullanıcı adının daha önceden alındığını söylüyor. Ve bu da “Hiçbir Google hesabıyla ilişiği olmayan ve hiç kullanılmamış bir e-posta hesabının şifresi nasıl sıfırlanır?” sorusunu ortaya getiriyor. Ama bu sorunun cevabı yok.

 

O e-posta adresi muhtemelen iptal oldu. Hiçbir Google hesabıyla eşleştirilmediği için de şu an bir karadelikten farksız, Youtube username’lerinin tekrar alınamaması gibi Google üzerinde hiçbir kullanıcı adı tekrardan alınamıyor. Yani o hesap şu an aktif olmasa bile sırf zamanında alıp kullanmadım diye tekrar kullanamıyorum. Kim olduğumu kanıtlasam bile. Ayrıca Google’a e-postayla ulaşmak neredeyse imkansız. Şöyle bir yer bulup kullandım: https://groups.google.com/a/googleproductforums.com/forum/#!category-topic/checkout-merchant/google-checkout-uk/eM-ZZiUUbzI İşe yarayacağından veya bana geri dönülüp dönülmeyeceğinden bile emin değilim. Tek bildiğim, şu an Poor G’ye ulaşamıyor olduğum gerçeği. Şimdi bu bağlamda “E başka bir şekilde al adresi?” diyecek bazı akıllılar. Ulan onu ben de biliyorum, sorun zaten başka bir şey almak istemiyor olmam. jeaquares@gmail.com‘u istiyorum. Hotmail kullanıyorum diye beni çakma GNU’cu ilan edenler oldu zamanında, bu duruma düşmek istemiyorum, Hotmail’i sırf jeaquares@hotmail.com adresini *sorunsuzca* kullanabiliyorum diye kullanıyorum hala. Ama bunu istemiyorum. Her şeyim Gmail olsun, tamamen Gmail’li olayım istiyorum. Telefonuma Google hesabımı bağlarken jeaquares@gmail.com yazmak istiyorum, saçma salak bir ergen e-posta adresini değil.

 

Bir de “hesap adı çakışması” düşüncesi vardı kafamda bu konuda. Youtube username’im jeaquares olduğu için Poor G’yi alamadığımı düşündüm. Emin olsam Youtube hesabımı kapatacağım fakat emin değilim ve zaman geçtikçe de bunun bir ilgisi olmadığını düşünmeye başladım. Ama karadelik misali, çıkılmıyor işin içinden. Google’ı boykot edesim var, Google’la tüm ilişiğimi kesesim var, telefonu satıp bir 1100 alasım bile var. Bu bir savaşsa muhtemelen ben sağ çıkmam ama o e-postaya cevap bekleyeceğim hala salak salak. Bunu da iyi biliyorum.

 

Yıl 2012 ve hala koca koca şirketler kullanıcılarını memnun edebilmekten çok ama çok uzaklar!

Written by jeaquares

17 Ocak 2012 at 08:12

Kategorisiz kategorisinde yayınlandı

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 408 takipçiye katılın